Bir İlişkide En Çok Yıpratan Davranış Nedir?
Bir ilişkinin bitmesine genellikle tek bir büyük olay değil, zaman içinde biriken küçük davranışlar neden olur. İnsanlar çoğu zaman ilişki sorunlarını aldatma, büyük tartışmalar ya da ciddi krizlerle ilişkilendirir. Oysa birçok ilişki, dışarıdan bakıldığında küçük gibi görünen ama sürekli tekrar eden davranışlar nedeniyle yıpranır. Özellikle bir davranışın ilişkilerde en yıkıcı etkilerden birine sahip olduğu söylenebilir: sürekli küçümseme ve değersiz hissettirme. Küçümseme, çoğu zaman açık bir hakaret şeklinde ortaya çıkmaz. Bazen alaycı bir cümle, bazen göz devirmek, bazen de partnerin düşüncelerini ciddiye almamak şeklinde görülür. “Sen zaten bunu anlamazsın”, “abartıyorsun”, “her şeyi dramatize ediyorsun” gibi ifadeler zamanla karşı tarafın kendini değersiz hissetmesine neden olabilir. Bir ilişkide insanlar sadece sevilmek değil, anlaşılmak ve saygı görmek ister. Saygının zedelendiği noktada ilişki güveni de yavaş yavaş zarar görmeye başlar. Partnerlerden biri kendini sürekli eleştirilen veya küçümsenen kişi olarak hissettiğinde, zamanla iletişimden uzaklaşabilir. Bu noktada tartışmalar azalıyor gibi görünse bile aslında duygusal mesafe artmaya başlamıştır. İlişkileri yıpratan bir diğer davranış ise sürekli savunma halinde olmak. Bir kişi yaptığı bir davranış nedeniyle eleştirildiğinde hemen karşı saldırıya geçebilir. “Ben böyleyim”, “sen de şöyle yapıyorsun” gibi cümleler, sorunun çözülmesini engeller. Tartışma bir süre sonra çözüm arayışından çıkıp suçlama döngüsüne dönüşür. Birçok çiftte görülen bir başka yıpratıcı davranış da duygusal geri çekilmedir. Tartışma sırasında konuşmayı tamamen kesmek, partnerin söylediklerini görmezden gelmek veya iletişimi tamamen kapatmak ilişkide yalnızlık duygusunu artırabilir. İnsanlar genellikle tartışmaktan değil, anlaşılmamaktan yorulur. Aslında ilişkilerdeki sorunların büyük kısmı iletişim biçimiyle ilgilidir. Aynı konuyu konuşmak ile aynı konuyu suçlayıcı bir dilde konuşmak arasında büyük fark vardır. Örneğin “Hiç beni düşünmüyorsun” demek yerine “Bu durumda kendimi yalnız hissettim” demek, karşı tarafın savunmaya geçmesini azaltabilir. İlişkilerde zaman zaman çatışma yaşanması tamamen normaldir. Hatta bazı araştırmalar, hiç tartışmayan çiftlerin çoğu zaman sorunlarını konuşmaktan kaçındığını gösterir. Sağlıklı olan şey tartışmamak değil, tartışma biçimidir. Çiftlerin çoğu sorun yaşadıklarında bunun sadece kendi ilişkilerine özgü olduğunu düşünür. Oysa birçok çift benzer iletişim problemleri yaşayabilir. Günümüzde ilişki sorunları, kıskançlık, iletişim problemleri ve duygusal uzaklaşma gibi konular psikiyatrik destek başvurularında sıkça gündeme gelmektedir. Özellikle Samsun psikiyatri alanında çalışan uzmanlar, çiftlerin çoğunda temel sorunun iletişim biçimi ve duygusal ihtiyaçların ifade edilmemesi olduğunu belirtmektedir. Sonuç olarak bir ilişkiyi en çok yıpratan şey çoğu zaman büyük krizler değil, sürekli tekrar eden saygısızlıklar ve anlaşılmama duygusudur. İlişkilerin sağlıklı kalabilmesi için insanların sadece haklı olmaya değil, karşı tarafı anlamaya da odaklanması gerekir. Çünkü birçok ilişkide sorunlar farklı düşünmekten değil, farklı düşüncelerin saygı görmemesinden doğar.